Sosyal Zekâ; aile içinde anne-babalar; iş örgütlerinde, (okul, hastane, STK'lar gibi) insanlara hizmet vermeyi amaçlayan kurumlarda veya (cezaevi, ıslahevi gibi) insanları yeniden topluma kazandırması beklenen yerlerde, yöneticiler ve çalışanlar için en yararlı rehberlerden biri olacaktır.


SOSYAL ZEKA
Daniel Goleman

Zekâ adlı kitabı 10 yıl içinde bütün dünyada 5 milyondan fazla (Türkiye'de 80 bin) satılan, İşbaşında Duygusal Zeka ve Yeni Liderler'in de yazarı, psikolog Daniel Goleman'ın yeni yapıtı, biyoloji ve beyin bilimleri alanındaki en yeni bulgulardan yararlanarak, insan ilişkilerini anlamamıza büyük bir katkıda bulunacak bir keşfi ortaya çıkarıyor: Beyinlerimiz, başka insanlarla bağlantı kurmak üzere tasarlanmış, ömür boyu kurduğumuz ilişkilerle yeniden biçimlenebilen bir donanıma sahip.

Bu yüzden, sosyal ilişkiler, farkına varılmaksızın, insanların beyinlerindeki sinirsel donanımı ve bedenlerindeki hücreleri, hatta genlerini etkiliyor. Olumlu ilişkilerin vitaminler gibi yararlı, kötü ilişkilerin ise zehir gibi sağlığımızı bozan etkileri olabiliyor. Bir kişinin duyguları, başkalarına da bulaşıyor.

Çocuklarımızı ileride mutlu birer yetişkin olacak şekilde yetiştirebilir miyiz? Eşlerin kendilerini iyi hissettikleri bir evliliğin temelinde ne yatar? İş yöneticileri veya öğretmenler, liderlik yaptıkları ya da eğittikleri insanları en iyi şekilde nasıl esinlendirebilirler? Önyargı ve nefretle bölünmüş gruplar, tekrar barış içinde bir araya nasıl gelebilirler?


Bu tür soruların yanıtları, Sosyal Zekâ'da ortaya konan bilimsel verilerin ışığında, artık eskisi kadar belirsiz değil: İnsanlar, içlerinde doğuştan var olan empati, özgecilik, işbirliği yeteneklerini besleyecek sosyal zekâyı geliştirirse, çok daha iyi bir yaşam sürmeleri mümkün.

 

Kadın Beyni
Louann Brizendine

Herkesin beyin yapısı tabi ki eşsiz ve birbirinden farklıdır. Bir beyindeki iletişim ve duygusal hafıza merkezinin daha kuvvetli olduğunu ya da altıncı hislerin o beyinde diğerlerine oranla çok daha fazla gelişmiş olduğunu düşünebiliyor musunuz? Böyle bir durumda herhalde insanlarla iletişimi, ilişkisi, hassasiyeti ve sorumlulukları üstlenme kapasitesi son derece gelişmiş bir varlık olurdu.
Bu varlık, muhtemelen bu özelliklerini diğer beyinler üzerinde kullanır ve yukarıda saydığımız bu özelliklere sahip olmayan insanların bocalamasına neden olurdu.
Ve siz, eğer bu ekstra özelliklerin hepsine sahipseniz kadın beynine sahip olan birisinizdir demektir.
Aslında her beyin hayatına kadın beyniyle başlar. Ancak doğumundan sekiz hafta sonra testosteron, erkek beyninin iletişim merkezine yayılır ve erkekler bu özelliklerini yitirirler. Diğer taraftan bu hormon onların altıncı hislerini de köreltirken cinsellik merkezlerindeki aktivitelerini ikiye katlamasına neden olur.
Erkekler günde 7.000 kelimeyle konuşurken kadınlar 20.000 kelime kullanırlar.
Kadınlar, erkeklerin asla hatırlamadıkları kavgalarını asla unutmazlar.
Genç bir kız görünüşüne ve telefon konuşmalarına hiçbir şeye olmadığı kadar takıntılıdır.
Sex düşüncesi, bir kadın beynine gün aşırı uğrarken erkeklerin hemen hemen hiç aklından çıkmaz,


Bir erkek karşısındaki insan ağlamadıkça ya da son derece üzgün olmadıkça onun neler hissettiğini anlayamazken bir kadın ufak bir bakıştan ya da mimikten bile karşısındakinin ruh halini çözebilir.
Kadınlar erkeklere yüzde elli oranla daha fazla boşanma talebinde bulunurlar gibi.
İnsan davranışlarıyla ilgili okudukça gözlerinize inanamayacağınız biyolojik bulgular; kesinlikle cinsiyet çalışmaları için rehber olabilecek bir kitap.

Dr. Ellis bu en yeni kitabında, gerçek yaşamdan onlarca örneği, kendine yardım eylem adımlarının ayrıntılı açıklamalarını, eğlenceli ve aydınlatıcı bulacağınız nüktedan ve duru bir üslup ile sunuyor.

Buyurun, kendinizi mutlu hissedin!


Sizi Mutlu Hissettirecek Altın Kurallar
Albert Ellis

Mutlu olmak sizin elinizde dünyaca ünlü psikolog Dr. Albert Ellis size mutlu olmanın ipuçlarını veriyor!
- New York Times / Bestseller

Rahatsız düşünceler yerine sağlıklı düşüncelere sahip olmak,
Kendinizi güçlüklere karşı daha az rahatsız edilir kılmak,
Kaygı, bunalım, öfke, kendinden nefret ve kendine acıma duygularının üstesinden gelmek ister misiniz?

Sizi mutlu hissettirecek altın kurallar size bunu nasıl yapacağınızı öğretecek.

Çağımızın en saygın psikologlarından birirnin elinden çııkmış olan bu kullanıcıya dönük rehber, daha mutlu, sıkıntılardan daha uzak bir yaşam için basit, kolayca anlaşılan ve pratik bir bilgi birikimi sunuyor.

Dr. Albert Ellis, uluslararası tanınan, tartışma yaratan, popüler, karizmatik, yenilikçi bir psikologdur. Çalışmaları arasıında elliden fazla kitap, yğzlerce radyo ve televizyon programı, dünya çapında konferanslar ve atölyeler vardır ve dünyanın en etkili psikoterapisti olarak bilinir. Dr. Ellis, modern psikoterapinin en yaygın uygulanan şekilleri olan Rasyonel Emotif Davranış Terapisi'nin "babası" ve Bilişsel Davranış Terapisi'nin "dedesi" kabul edilir.

 

 

STARBUCKS Gönlünü işe vermek
Howard Schultz

Starbucks'ın başarısı, son yılların en heyecan verici iş hikâyelerinden biri. Seattle'ın liman bölgesinde tek bir mağazayla başlayan Starbucks, dünya çapında iki bine yakın mağazası olan bir şirkete dönüştü. Üstelik her iş gününde yeni bir Starbucks açılıyor. Bu inanılmaz büyüme şunu gösteriyor ki Starbucks, ürün mükemmeliyeti ve müşteri memnuniyeti ilkesine bağlı kalmayı başarmıştır.

"Gönlünü İşe Vermek, girişimciler, yöneticiler ve Starbucks tutkunları için yenilikçi bir şirketin gönülden çalışarak nasıl dünya çapında bir üne kavuştuğunu anlatan harika bir kroniktir."
- Business Times

"Bu biyografiden daha doyurucu bir kahve hayal etmek zor."
- Publishers Weekly

"Schultz, Starbucks'ın, müşterilerinin ruhunu nasıl etkilediğini detaylı bir şekilde anlatarak saf Amerikan gerçeğini açığa vuruyor. Müşterilerinizin hayallerini ele geçirebilirseniz kazanırsınız."
- USA Today
(Tanıtım Bülteninden)





ANTİLPO VE FLURYA
Margaret Atwood

"Günümüzün İngilizce yazan en önemli romancılarından Margaret Atwood, Damızlık Kızın Öyküsü'nde olduğu gibi, yine geleceğin karanlık çağlarını anlatıyor.
Atwood'un ayrıntılı yarattığı ilk erkek kahramanı, gelecekte ölümcül bir virüsün insanlığı neredeyse yok ettiği bir dünyada ve ağaçta yaşar...
Genleri değiştirilmiş bitki ve hayvanların giderek çoğaldığı günümüzde, böyle bir geleceğin hepimizi beklediğini, romanı okuyacak herkes ürpererek hissedecek.
Atwood'un, Kör Suikastçi ve Nam-ı Diğer Grace'ten sonra Antilop ve Flurya'sı da Oğlak / Edebiyat'ta.(Arka Kapak'tan)